|
Duvarin
Disindakiler
Pazar gunu ogleden sonraydi ve iki adam arasindaki konusma oturduklari beton sira kadar sertti.
Zaman zaman bir yabanciyla konusurken, sozcukler agzinizdan cikmadan bogulur ve
havadan sudan bir konusma bile bir anda bir tartismaya donusebilir, ozellikle bu
iki kisi kibarlik yerine ozel konulardan konusmayi yeglemislerse. Evet,
genellikle sessiz kalarak oturuyorlardi. Aslinda iki adam da o anda farkli
yerlerde olmayi geciriyorlardi yureklerinden, ama diger masalarin hepsi doluydu
ve cevrelerindeki yuksek duvarlar kucuk bahcede hepsini esir almisti. Hepsi de
ozel yasamlarinin esirleriydiler, ama bu beklenmeyen bir sey degildi, cunku bir
ruh hastaliklari hastanesindeydiler, ya da yerel halkin soyledigi gibi bir
"timarhane" de sonunda, yaslica olan adamin agzindan cikan sozler
sessizligi deldi. "Neden buradasin?" diye sordu yumusacik ve hatta
iltifat eder bir tonla. Gozleri kendinden yasli genc adam, yasli adama yanit
vermeden once mekanik bir manken gibi donus yapti ve sonra konustu.
"Herkesin benden olmami bekledigi insan olamadim."
"Anlayamadim," diye yanitladi yasli adam. "Ne demek
istiyorsun?" "Babam benimle ovunebilmek icin cok iyi bir ogrenci
olmami istedi, ama ben iyi notlar getiremeyince benden utandi. Benim vasat bir
ogrenci oldugumu kabul etmek istemedigi icin beni tembellikle sucladi.
Oglu, cogu insan gibi siradan olamazdi. Beni anliyor musun?" "Pek
degil" dedi yasli adam durustlukle, sacsiz basini iki yana
sallayarak. "Olmami istedigi insan olamadim," diye sozlerini surdurdu
genc adam. "Beni ava goturdugu gunu animsiyorum. Arkadaslari vardi ve
oglunun gercek bir erkek oldugunu kanitlayabilmek icin cok guzel bir geyigi
vurmami istedi benden." Kendisi de avci oldugu belli olan adam. "Kac
puan aldin?" diye sordu. "Hic" diye yanitladi onu genc adam.
"Aglamaya basladim ve beni bir daha ava goturmedi." Genc adam tekduze
bir sesle sozlerini surdururken yasli adam sessizce dinledi. "Babam benim
kendisi gibi avukat olmami istedi, ama annem, dayim gibi bankaci olmami
istiyordu, buyukbabam kendisi gibi bir marangoz buyukannem ise rahip
olmami istiyordu. Kilisemizin rahibi Tanri gibi kusursuz olmami,
arkadaslarim ise James Dean'a benzememi istiyorlardi. Yasli adam gozlerini
kacirmak istedi, ama gozleri genc adamin gozlerine kenetlenmisti. Genc adami
sessizce dinlemeyi surdurdu. "Kiz arkadasim her sey olmami bekliyor, babasi
ise kizinin gozundeki degerinin yok olmamasi icin benim hic bir sey olmamami
yegliyordu. Televizyondaki programlar alkol kullanmam, arabalara ve kadinlara
duskun olmam icin beni yureklendiriyor, gece haberleri ise beni alkolizm, trafik
kazalari ve AIDS konusunda uyariyordu." Mekanik manken bir anda sustu,
sanki fisini cekivermisti birisi. Sonra titreyen bir sesle, "Ozur dilerim.
Bazen kafam karisiyor. Lutfen beni bagislayin. Bir yildan uzun bir suredir
buradayim ve sanirim artik kim oldugumu ve ne olmak istedigimi anliyorum."
Ben deli olmak istemiyorum. Siz ne kadar zamandir buradasiniz?" Yasli
adamin yuzu kizardi. "Ben hasta degilim", dedi. "Yegenim birkac
aydir burada da onu ziyarete geldim. Beni anliyor musun?" Genc adam
anladigini belli eder bir tavirla basini salladi.""Elbette
anliyorum" dedi. "Siz su duvarin disindaki timarhanede
yasiyorsunuz.."
|