|
Bûyûk A$k
Marmarise kara
yolu ile 1.5 saat uzakta. Eski zamanlarda oraların kralının kızı ile bir
balıkçı birbirine aşık olmuş. Ancak dünya hali o zamanda geçerli, kral kızı
balıkçıya varamaz.. Üstelik bunu söyleyen baba da kral! Hal böyle olunca kız
ile delikanli gizli gizli buluşurlar... Kral baba bunu zaman içerisinde ögreniyor
ve bir gece takip ettiriyor kızını. Diyorlar ki balıkçı denizden geliyor,
kız kumsalda onu bekliyor, ışıkla bulunduğu yeri işaret ediyor delıkanlıya.
Ve Kral kızı ile delikanlı gün ağarana kadar aşk oyunları yapıyorlar
birbirlerine... Kral bu, emirlerine kızı bile olsa karşı çıkanı öldürür.
Bir gece kızını yakalıyor ve askerlerine kumsalda ışıkla balıkçıya işaret
göndermelerini söylüyor. Delikanli ışığı görünce atlıyor kayığına
ve koşuyor bir manga askerin içine... Kız askerlerin elinden kurtuluyor ve koşmaya
başlıyor sevdiğini kurtarabilmek için ama koyun taaa öbür ucuna yetişmesi
imkansız...Ama sevda bu, kural falan dinlemez, atıyor kendini sulara... İste
o anda bir mucize gerçekleşiyor! Kızın adım attığı her yer kumsala dönüsürken
peşinden koşan askerler bastıkça denize gömülüyor onca ağırlıkla... Kız
kayığa kadar koşabiliyor ancak bir okçu tam o anda delikanlıyı hedefleyip
sallıyor okunu... Heyhat! Kız ile delikanlı birbirlerine sarılmışlardır
bile ve ok gelip kızla buluşuyor... Derler ki o kumlar kızın kanı denize
karışınca kırmızıya boyanmışlar... Delikanlı ise aldığı gibi gidiyor
kızı, sonra ne gören var ne duyan...
|